07 Aralık 2009 Pazartesi

NEDİR BU ALEVİ SORUNU?

Kürt sounu,ermeni sorunu şimdi de alevi sorunu.Pardon Tükiyenin asıl sorunları bunlar mı?
Yarın bir savaş çıksa sizi bu alevi sorunu mu kurtaracak yoksa kürt sorunu mu?
Bırakın bu işleri beyler.Mevkiniz uğruna herşeyi ve doğru olan şeyleri söylmekten,yapmaktan sakınıyorsunuz.
Herşeyi bildiğiniz halde söylemiyorsunuz.Türkürdüklerinizi bir bir yalıyorsunuz.Sonra da ben bu millet için varım diyorsunuz.Bir babayiğit bir lider çıkıpta haykıra haykıra "TÜRKİYE DE ALEVİ SORUNU YOKTUR,KÜRT SORUNU YOKTUR" demiyor,diyemiyor.
Türkiye;
Atatürk'ün kurmuş olduğu büyük bir cumhuriyet ülkesi aynı zamanda laik bir ülke.Ama ne yazık ki laiklik Atatürk'ün ölümünden sonra keyfi bir uygulamaya geçmiştir.Yani laikliği herkes kullanarak kendine çekmiştir ve herkes kendi kafasındaki laikliği bizlere söylemektedir.
Eğer ülkemde başörtülü bir kardeşim üniversiteye gidemiyorsa ben ne yapayım Atamızın kurduğu büyük laik cumhuriyet ülkesini.
Belki bana dersiniz "sen de mi istiyorsun başörtüsünü okullarda?"Bende diyorumki başörtüsünü bende istiyorum ve en büyük kitabımız en büyük önderimiz olan KUR'ANI KERİM'de istiyor.(Nur süresi 31.ayet)
Gelelim günümüz alevi sorununa.Ta baştan beri söyledim "Türkiye'de kürt sorunu veya alevi sorunu var diyenlerin TÜRKİYE VE İSLAM İLE SORUNLARI vardır".Dedim diyeceğimde.
Hz. Ali peygember efendimizin damadı.Peygamber efendimizin arkasında namaz kılan en büyük sunni sahabe.
Ne yaptılar bu sahabeyi sözde alevi inancının kurucusu olarak gösterdiler.Halende gösteriyorlar.Ayıp,yazık.
Çıkıyorsunuz aleviliği ayrı bir inanç olarak gösteriyorsunuz müslümalığı ise ayrıştırıyorsunuz.Ayrıştırmayın son din ne aleviliktir,ne de hanifiliktir,ne şafiliktir ne de hristiyanlıktır.Son din İSLAM'dır islam.Bırakın bu mezheb olaylarını siz son dine yani İSLAMA itaat edin.Yok cem evi,yok zorunlu din dersi kaldırılsın.Pardon ama islamda cem evi diye bir şey yok.Bir de benim ülkem elhamdürüllah müslüman ise elbetteki din dersi verilecek.Elbette imamları olacak elbette ezan okunacak,elbette diyanet olacak.
Bakın bir alevi sitesi "aleviliği,camiyi ve cem evini" ne güzel açıklıyor.
CAMİ-CEMEVİ
Cami:İmam (Hoca) olacaktır..........Cem evi:Baba, Dede olacaktır.
Cami:Müezzin olacaktır..................Cem evi:Halk ozanı olacaktır.
Cami:Ezan okunacaktır. (Aliyyen Veliyyullah)...Cem evi:Saz Çalınacaktır.
Cami:Namaz kılınacak.............Cem evi:Semah dönülecek.
Cami:Kıbleye dönülecek. .........Cem evi:Post sahibine dönülecek.
Tercihinizi Yapın;
İZZET Mİ ? ZİLLET Mİ ?
(Kaynak site:http://www.alevisesi.com/home/1,1.htm)
Kısacası;
Bu cami ve cem evi kıyaslamasını yapan gerçek müslüman alevi bir site yapmış.Ben yapmadım.
Aleviliği bir islamın mezhebi olarak gören ama müslümanlığı da müslüman gibi yaşayan alevilere selam olsun.
SON DİN İSLAMDIR.
KURUCUSU HZ.ALLAH VE ONUN RESULÜ MUHAMMED MUSTAFA(s.a.v)'dir.
KILAVUZU KUR'ANI KERİM'dir.
ÜMMETİ BAŞTA TÜRKİYE HALKI VE TÜM MÜSLÜMAN ÜLKELERDİR.
Ne mutluki biz müslümanız ne mutluki Hz.Muhammed(s.a.v)onun müminleriyiz.

02 Aralık 2009 Çarşamba

TAHSİL CEHALETİ GÖTÜRÜR,EŞEKLİK BAKİ KALIR

“Tahsil cehaleti götürür, eşeklik baki kalır”dedim.Her dafasında da diyeceğim.
İsviçre;dünya demokrasisinin en önemli ülkerinen biri.İlmi yüksek sözde aydn ülkeler arasında.
Ne yaptı bu ilmi yüksek aydın ülke anlatalım.
Temel hak olan ibadet ve inanç özgürlüğü için referandum yaptılar.Niçin?Çünkü camilerde minare istemiyorlarmış.Baksen o zaman bizim ülke de "çan" sesleri de sussun?
Bu olay dünya tarihinde bir kara leke olarak kalacak.İşin acayip noktası ise dini bir temayı demokrasiyi kullanarak halk oylamasına sunmaları.Bu normal bir olay değil.Söz konusu din.
Demekki bir ülke eğer ilmi yüksek ise,akla ve demokrasiye ne kadar hizmet etmiş ise o ülkenin cehaletini belki götürür ama EŞEKLİĞİNİ bir yere götürmez.
Bakalım Avrupa bu olaya ne diyecek?Hiçbir şey.Demez çünkü onlarda aynı duygular içerisinde.Ya "dinler arası diyalog"u başlatanlar İsviçrelilerin bu yüz karası olayına ne diyecekler?

1924’te Lozan Antlaşması’nın imzaladığı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “One minute” diye kükrediği bir ülke İsviçre...
İnsanın aklına hemen şu sorular geliyor?Rövanşımı alıyorlar?Bize kasıtlı mı yapıyorlar?
Evet değerli dostlar.Müslüman ülke olmamızı kimse başta Haçlı zihniyeti istemedi,istemiyorda.
Olsun biz bunlara da göğüs gereriz.
Her Türk ve her müslüman bence;
Bir Oğuz’dur, Alparslan’dır, Fatih’tir, Yavuz’dur, Abdülhamit’tir, Atatürk’tür, Yesevi’dir, Yunus’tur, Hz. Ebubekir’dir, Hz. Osman’dır, Hz. Ömer’dir, Hz. Ali’dir,Hz. Muhammed (S.A.V.)’ in askeridir.
Bizi bu şeylerle yıldıramazlar;biz müslüman olduğumuz için AYRICALIĞIZ,biz o güzelim peygamberin ÜMMETLERİYİZ.Varsın minareyi yasaklasınlar,varsın camileride yasaklasınlar biz gider ister sokak ortasında,ister evlerimizde,ister mescitlerimiz de, ister ise de dağın bir ucunda beş vakit namazlarımızı kılarız.Bizi kimse engelliyemezler.

Son sözlerimi de üstad M.AKİF ERSOY'UN şu dizeleriyle bitiriyoum.
"Medeniyet Dediğin Açmaksa Bedeni,Desene Hayvan Senden Daha Medeni."

30 Kasım 2009 Pazartesi

BENİM ADIM BAŞÖRTÜSÜ

ÜLKEMDE BIRAKINDA BU AÇILIMLARI,GELİN BİRLİK OLUN DA BU EĞİTİM ENGELİNİ KALDIRALIM.

Benim Adım Başörtüsü.
Sessiz çoğunluğun ‘tedirgin edilen objesi’.
Suskun kaldıkça ‘ezilen’, ezildikçe ‘dikleşen’ nesnesi.
Birileri adıma ‘velev ki siyasi simge’ diyerek, ötekileri ‘dayatma’ benzetmesi yaparak güç aldı benden.
‘Çoğunluk-azınlık’ kavgasının ana teması haline getirilmeye çalışılan ‘dini emir’.
Yüzde yetmişin serbestlik istediği, yüzde otuzların ‘direnç noktası’.
Gün oldu üniversitede kapı önünde bekleyen bir genç kız olarak çıktım karşımıza.
Zaman oldu Beyazıt Meydanında eylem yapan anne kucağındaki küçük bir bebek oldum.
Herkesin bitti dediği noktada bir üniversitenin avlusunda hayalleri sönen bir genç kızın gözyaşları olarak düştüm yerlere.
Asya’dan Avrupa’ya el ele tutuşup Boğaz Köprüsünün geçildiği kıtaların birleştiği nokta oldum bazen.
An geldi ellerine kelepçeler vurularak, zorla polis arabalarına bindirilen genç bir kızın edasına büründüm.
Siyasi parti oldum iktidara yürürken muhalefete de malzeme oldum. Siyasetin tutunacak, sığınacak ve direnecek dalı oldum.

Kısacası AK Parti, CHP, MHP, DYP… oldum olmasına da, bir türban olamadım.
Benim adım türban; Sessiz çoğunluğun tedirginliğinin ‘inat objesi’.
Bilmeyenlerin korkusu, bilenlerin ise sadece başörtüsü.

Benim adım türban; Sakarya’dan, Van’dan, İstanbul’dan, Ardahan’dan, İzmir’den ayak bastığınız her noktadan hatırlanan meydanlar verdi bana adımı.
Benim adım türban; mecliste Merve Kavakçı oldum haddimi bildirdiler.
Emine Erdoğan oldum bir kaşık suda fırtına koparmaya çalıştılar.
Benim adım türban; Hayrunisa Gül’le beni Çankaya’ya yakıştıramadılar.
Kemal Alemdaroğlu’nun diline üniversitelerde serbest bırakılırsam ‘Türkiye’nin cehennemi’ olarak takıldım.
CHP'nin ‘muhalif duruş’ ilhamı, iktidara karşı kozu oldum.
Benim adım türban; anayasal değişikliklerin, anayasa çatışmasının baş sebebi benim.
Üniversitelerde serbest bırakılmam için anketlerin hepsi ben oldum son zamanlarda.
O oldum, bu oldum ama muhaliflerin gözünde hiçbir zaman ‘türban’ olup kendim olamadım.

Ayhan Kıskaç

25 Kasım 2009 Çarşamba

TARAF GAZETESİ VE GERÇEKLER

Adı Taraf.
Görevi ülkeyi karıştırmak.
Yazarları;Altangiller,ona buna soyunanlar,gereksiz zehirli fikirlerle kendilerini avutanlar.
Evet bu saydığım özelliklerin hepsi Taraf denen gazetenin yazarlarına ait.
Dikkat ediyorum da bu gazete çıktığı bugünden bu yana,hep ya orduyu,yada ülke yararına olan şeyleri hedef alıyor.
Neden bu gibi darbe girişimleri sadece bu gazetede yayımlanıyor?
Bu önemli bilgiler nasıl bu gazetenin eline geçiyor?
Neden kimse bu gazeteye "hayırdır" demiyor?
Neden Türkiye Cumhuriyeti Yargısı bu gazetenin yayımladığı sözde belgelere itibar gösteriyor ve neden hiçbir zaman mahkeme veya yargı bu gazeteye"gel buraya sen bu belgeyi nasıl ele geçirdin,kim verdi,kim sızdırdı?" deme CÜRRETİNDE "bulunmuyor;anlamak mümkün değil.
Bu gazetenin neye hizmet,kime hizmet ettiğini bu Türkiye Cumhuriyeti halkının bilmesi gerekir.Ama şunu iyi biliyorlarki bu gazete ne "TÜRKİYE SEVDALISIDIR NE DE TÜRK SEVDALISIDIR".Bu gazete tam bir "ülke karıştırma"gazetesidir.

Bu gazete bana göre bir mizah gazetesidir.Çünkü her sabah hangi manşetle bu milleti nasıl güldürürüm ve bu milleti nasıl birbirine düşürürüm mantığıyla karşımıza çıkıyor.Bu gazeteye itibar eden kişilere sesleniyorum.Gidin bu gazeteyi araştırın.Kim nasıl kurmuş,hangi amaçla kurmuş onu bir araştırın.Çok şaşıracaksınız.Ve bu gazetenin arkasında kim var ve kim destekçisi onu da araştırın?Göreceksiniz çok şaşıracaksınız.

Bu sözde bağımsız basının veya bu bağımsız gazetenin yazarları da bir alem.Alem diyorum çünkü bazen "alem dünyasına" atıyorlar kendilerini onun bunun yanında ne gazetecilik ahlakına ne de toplum ahlakına yakışan hareketler de bulunuyorlar.Çok değil bundan bir kaç hafta önce bu gazetenin sözde yakışıklısı prensi(!)Rasim Ozan Kütahyalı denen taraf yazarı kıllı göğüslerini göstermekten ve bir bayanın mini etekli dizlerinin dibinde oturmaktan utanmadı bir gezeteci olarak.
Daha bitmedi.Bu gazetenin baş yazarı Ahmet Altan ve Yasemin Çongar,Kandil dağına PKK'nın yanlarına gidip onlarla ropörtaj yaptılar.Bu röportajı ise gazeterinde bir roman şeklinde yayımladılar ve çok mutlu oldular kendileri.İşin en tuhaf tarafı bir türlü TSK'nın ve devletin bulamadığı PKK'lıların yanlarına gittiler.
Ve Ahmet Altan'ın marifetleri bunlarla bitmedi.Bir gün bir açıklama yaptı.Açıklama aynen şöyleydi "Bir kadın memesine vatanı satarım"Vay be çok etkileyici bir söz(!).
Ama şu günler de ise sözde darbe belgeleriye"vatansever" görünümünü bizlere sunmaya çalışan Ahmet Altan kendisinin nasıl bir ikilem ve nasıl bir ruh halinde olduğunu gösteriyor bizlere.

Kısacası;
Atatürk, Cumhuriyet, üniter devlet, ordu düşmanlığı...
PKK ve DTP sözcülüğü...
Türkiye’yi eski Yugoslavya yapmak...
Lozan’ı çöpe atmak, Sevr’i hortlatmak...
Taraf’ın misyonu bu.
“Bir kadın memesine vatanı satarım” diyen Ahmet Altan’dan başka ne beklenir ki?
Vatan kurtarıcılığı mı, vatanseverlik mi?
Taraf’ı kimlerin okuduğuna bakın, ne demek istediğimi anlarsınız.












22 Kasım 2009 Pazar

HANİ NERDE O MÜSLÜMAN?

İYİ DİNLE TÜRKİYE!NERDE O GERÇEK MÜSLÜMANLIK NERDE?ŞİMDİ İNSANLARIMIZ BİRBİRLERİNİ EZMEK İÇİN UĞRAŞIYORLAR.KUL HAKKI YİYORLAR.MERHAMETLİK KAVRAMI KALMADI,SEVGİ KALMADI,HOŞGÖRÜ KALMADI BU ÜLKEDE.DÜŞENİN SIRTINDAN VURAN VURANA.YOK BÖYLE BİR MÜSLÜMANLIK YOK?BİZİM DİNİMİZİN GÜZELLİKLERİ İŞTE BU HALDE.KİMSE YARIN ÖLECEĞİNİ BİLMİYOR?BU DÜNYADA YAPTIKLARINDAN SORGUYA ÇEKİLECEĞİNİ BİLMİYOR?İŞTE BİZİM DÜNYA HALİMİZ BUNDAN İBARET.YAZIK!

GELİN EY DOSTLAR;BİRLİK OLALIM.BİRBİRİMİZE DÜŞMEK Mİ YOKSA BİRBİRİMİZLE DÜŞÜNMEK Mİ DAHA HAYIRLI?

21 Kasım 2009 Cumartesi

ELLİ TANE İSMET İNÖNÜ'YÜ BİR TANE ATATÜRK'E DEĞİŞMEM

Tarih bu elbetteki herşeyi bizlere açıklayacak,bizlere sunacak.Bir Atatürk dönemi CHP'sine bakıyorum bir de Atatürk sonrası CHP'sine bakıyorum.Ve şaşırıyorum.

İsmet İnönü;
Atatürk'ten sonra gelen en büyük lider.Ne yaptı bu lider anlatalım.
Atatürk'ün hasta düştüğü sırada ülke yönetiminde büyük söz sahibi olan büyük bir kişiydi;O kişi bir müslüman ülkesinde Ezan-ı Şerifi Türkçeye çevirtti,Atatürkün cenaze namazını bile Türkçe okutup,Türkçe surelerle kaldırdı.Bir Atatürkçü olarak bu olay benim ağrıma gitti ve üzüldüm.CHP'li Atatürk'e bu yapılır mı?
Ve daha sonra CHP iktidarı "Kur'an Kursularını" kapattırdı.Bir müslüman ülkesinde "Kemalizmi"bir din anlayışı olarak gösterdi bizlere.Halbuki gerçek Kemalizm onun çağdaşlaşma yolunda onun fikirlerine bağlılık demektir.Ama İsmet İnönü sonrası CHP ne yaptı,Kemalizmi bir din anlayışı olarak halka kendilerini böyle gösterdi.Bu durumu şimdi Atamız görse inanın bu benim CHP'mi yoksa şarlatanların CHP'si mi derdi?

Nerde o Atatürkümüz zamanındaki CHP?Günümüz CHP arasında dağlar kadar fark var.
Gelelim şimdiki CHP'ye?Şimdiki CHP,Ezanı bırakmış,kadrosunda fazla devlet işini bilmeyenleri barındırmış,İslam Peygamberiyle dalga geçen sözde vekilleri hala partisinde barındırmış,"inadım inat laiklik elden gidiyor"mantığını taşıyan vekillerle dolup taşmış,içlerinde bir kaç tane adam gibi adam siyasetçisi olan bir günümüz CHP'si var.Peki bu yeterli mi?
Elbette değil.Eğer iktidara gelmek istiyorsa CHP ,bir kere yönetimi baştan aşağıya yenilemesi lazım.Yoksa %21'i geçemez.Birde bir müslüman ülkesinde bir siyasi partisisin.Yaptıkların ve yapacaklarına çok dikkat edeceksin.Çünkü bu milletin iki gücü var.Biri DİN,diğeri ise VATAN'dır.Bu ikisine saygılı olacaksın.Kalkıpta din üzerinden şarlatanlık yapmayacaksın.
Başlığımda da belirttiğim gibi "ELLİ TANE İSMET İNÖNÜ'YÜ BİR TANE ATATÜRK'E DEĞİŞMEM"cümlesinin arkasındayım.Çünkü Atatürk CHP'sinin kaderini değiştiren kişidir İsmet İnönü.Çünkü CHP,İsmet İnönü zamanında Atatürkçlüğünü kaybetmiştir.O dönemde uygulanan siyaset, ta o dönemden günümüze kadar gelmiş ve halen de halkın kafasında yer edilmiş,kalıplaşmıştır.

Örnek vereyim sizlere.
Soruyorum adama kime oy verdin:"x partisine".
Neden CHP'ye vermedin diye sorduğum da; o da bana "CHP kur'an kurslarını kapattırdı,hep laiklik üzerinden siyaset yapıyor,korkmasınlar biz laikliği onlardan iyi koruyoruz"diyorlar.İşte İsmet İnönü ile başlayan yeni CHP hareketi günümüz de bile hala yerini koruyor.Atatürk CHP'sinden ayrı bir CHP oluşturuldu.Halbuki Anadolu gerçek Atatürk CHP'sine bağlıdır.Ama bakıyorum ulu önderin ölümünden sonraki CHP'ye,Atatürk dönemindeki CHP'yle hiç bir alakası olmayan,kendini halktan soğutan,yanlış politikalar izleyen bir siyasi parti çizgisiyle bizlerin karşısına çıkıyor.

İsmet İnönü ve ondan sonraki CHP;bence yanlış politika izledi ve izliyor.Halbuki Atatürk CHP'sine yani özlerine dönseler belki şimdi herşey farklı olurdu.

16 Kasım 2009 Pazartesi

BÜYÜK TÜRKİYE'YE NASIL KAVUŞURUZ?

Hep yazıyoruz ve çiziyoruz.Ama şu soruyu kendimize sorabiliyor muyuz?Büyük Türkiye'ye nasıl kavuşuruz?
Şimdi size yazacağım sizde iyi okuyun.Belki bazı kişilere zor,bazı kişilere saçma gelecek ama olması gereken şeyleri ben yinede yazıyorum.
*Anadolunun refaha kavuşması için ilk; ne ABD'ye ne de AB'ye bağlı kalacaksınız.Bağımsız hür bir devlet olma özelliğini yakalayacaksınız.Çünkü Türkiye aslında bağımsız bir ülke değil.Çünkü gerçek manada Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye,ABD ve AB ve hatta diğer dış ülkelerin elinde .Bu dış mihraklardan kurtulmak gerekir ilk önce.
*Kürt sorunu,alevi sorunu,ermeni sorunu v.s gibi dış mihrakların sinsice hazırladıkları;sonucu ihanetle sonuçlanan böyle gereksiz hazırlanmış planlara geçit verilmemesi gerekir.
*Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye'de değişen siyasal ve kültürel olaylar tekrar millet üzerinde oturtulmalı. Klavuzu Atatürk dönemine ait olmalıdır.Yani Atatürk dönemindeki siyasal ve kültürel olaylar tekrar oluşmalı.
*Vatana ihanet edenler,ülke içerisinde bölücülük yapanlar direk "vatan-ı ihanet"kanunuyla(ki bu kanun değiştirildi)içeri atılmalı,eğer kanunda bir değişiklik yapılmış ise "Atatürk dönemi" örnek alınmalı hemen yürürlüğe girmelidir.
*Şunaki mevcut iktidar değişmeli;mağdur edebiyatı yapmayan bir siyasi parti iktidara gelmelidir.
*Türkiyede hiç değişilmeyen muhalefet liderlerinin yüzü değiştirilmeli.Bahçeli,Baykal,Cindoruk,M.Yılmaz,K.Genç gibi siyasetçiler günümüz siyasetinden ellerini çekmelidirler.Çünkü onlar genellikle bu ülke de sadece muhalefet olarak kalmıştır ve kalmayada devam etmektedirler.Derhal bu isimler Türk Siyasetinden çekilmelidirler,yerlerini gençlere vermelidirler.
*CHP, lailkliğin arkasına sığınmamalıdır,laikliği kullanarak siyaset yapmamalıdır.Biz laikliğin ne olduğunu çok iyi biliyoruz.Bu gibi şeylerle uğraşılmamalı; millet için siyaset politikasıyla ilgilenmelidirler.
*MHP daha sakin siyaset izlemeli,yıkıcı değil yapıcı olmalıdır.
*Türkiye de 'AKP,DTP,PKK,ABD,BARZANİ,AB 'oluşumu son bulmalı herkes gereken cezaları çekmelidirler.
*Dokunulmazlıklar kaldırılmalı,demokrasi tecelli edene kadar mücadele edilmelidir.
*Türkiyede hukuk adına çalışan tüm kurumlar bağımsızlıklarını tekrar kazanmalı,yargıya,mahkemeye,hakime,yargıca baskı yapılmamalıdır.
*Türkiyedeki bakanlar eski bağımısızlıklarını tekrar kazanmalı,bir başbakanın biat kültürüne boyun eğmemelilerdir.
*Siyaseti dine,dine siyaseti karıştırmamalı herkes dinini yaşamalıdırlar.
*Türkiyede bir alevi sorunu yoktur,kendine bu sorunu BİR SORUN haline getiren 'aleviler'vardır.Bu düşüncenin derhal değişmesi gerek.
*Türkiyede bir kürt sorunu yoktur,var diyenlerin TÜRKİYE ile sorunları vardır.
*Türkiye devleti özellikle doğu başta olmak üzere tüm bölgelerimizde "devlet otoritesini" sağlamalı,ülkenin refahı,geleceği için her yol(öldürmek hariç) denenmelidir.
*TSK ülkenin askeridir.Bir siyasi parti yüzünden yıpratılmamalıdır,halk gözünden soğutulmamalıdır.Asker çünkü Türk Milletinin ordusudur.Ve millette bu ordudan gurur duymaktadır.
*Askere siyasal baskı uygulanmamalı,darbeciler cezalandırılmalıdır.
*Türkiyede "laiklik"kavramı tekrar gözden geçirilmeli,Atatürk dönemli laiklikle,Atatürk sonrası laiklik masaya yatırılmalıdır.
*Atatürk sonrası oluşan laiklik anlayışından dolayı başörütüsü takan kardeşlerimizin öğrenim engeli kaldırılmalı,gerçek manada laikliğin 'herkese eşitlik"maddesinden yararlanılarak 'herkese eğitim hakkı'tanınması gerekir.
*Kimse Atatürk üzerinde siyaset yapmamalı.Sözde Atatürkün adını kullanarak yaptıkları bazı konferanlarda,toplantılarda Atamızın ismini kullanmamalılar.Çünkü Atamızla hiç bir alakası olmayan şeyleri söylüyorlar,bazı çevrede ;Atatürke karşı bir psikolojik harekat düzenliyorlar.
*Aynı şey gerici yobazlar içinde geçerli.Atatürkün bir din düşmanı olarak göstermemelerini,laikliğin Atatürk dönemi ve Atatürk sonrası dönemlerinde nasıl evrim geçirerek değiştiklerine şahit olmalarını istiyorum.Ve laiklikten korkmamalıdırlar.Çünkü bir ülkede laiklik varsa o ülke "dinsizdir' mantığını kafalarından atmaları gerekir.
*Ülke topraklarına kast etmiş terör örgütüyle sonuna kadar mücadele edilmeli,bu illegal yapılanmalarla hiçbir müzakere de bulunulmamalıdırlar.

Kısacası;
Ülkenin refahı,düzeni,sağlığı yukarıdaki maddeler aşıldıklatan sonra meydana gelecektir ve ülkemiz büyük bir ülke olacaktır.
Hiç kuşkumuz yokki biz bunun inancındayız.Şükürler olsunki bizim dini inancımız gereğiyle,kardeşlik duygularımız ve manevi duygularımız eğer olmasaydı şimdi Türkiye bir Irak olmuştu.Ama çok şükür olmadı.Bundan sonra olur mu orasını siz düşünün.
Unutmayalımki bir ülkenin bağımsızlık meşalelerinden biri olan halk bu durumlara elbette bir gün el atacaktır ve gereğini yapacaktır.
Ulu önderin dediği gibi "Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır."

14 Kasım 2009 Cumartesi

EY TÜRK

Umudu tüketmemek gerek,ne kadar da umutsuzlar toplumunda yaşarsak bile.Şükretmeliyiz Allah'a,sabır dilemeliyiz.Ne oluyorsa olsun,ne yapılıyorsa yapılsın.Kararlıyız yenilmemekten,kararlıyız kara düşünmemekten,kararlıyız yılmamaktan,kararlıyız şükretmekten.
Her Türk; Bir Oğuz’dur, Alparslan’dır, Fatih’tir, Yavuz’dur, Abdülhamit’tir, Atatürk’tür, Yesevi’dir, Yunus’tur, Hz. Ebubekir’dir, Hz. Osman’dır, Hz. Ömer’dir, Hz. Ali’dir,Hz. Muhammed (S.A.V.)’ in askeridir.
Ey Çilekeş Türk !
Başka Vatanımız yok !
Başka Devletimiz yok !
Başka Bayrağımız yok !
Başka Kitab’ımız asla yok !
Gaflet uykusundan uyanmanın zamanı…
Vakit geçmeden toparlan…
Küskün komşun ve arkadaşın varsa barış…
Gün dayanışma ve Birlik günüdür…

12 Kasım 2009 Perşembe

ATATÜRKÇÜLÜK VE DİN

Hep söyledim,daima da söyleyeceğim.Bizim Atatürk'ü sevmemiz nedeniyle bu durum;bazı çevreleri rahatsız ediyor ve hatta bizlere sizin dininiz "Kemalizm" diyorlar.Allahtan korkmaz,kuldan utanmaz kişiler.
Allah(c.c)son dinin islam olduğunu,Resul'lunun ise Hz.Muhammed Mustafa(s.a.v) olduğunu bizlere bildirdi.Onu inkar eden zaten bizden değildir.Biz Atatürk ile dini ayırmasını bilen gerçek iman sahibi kişileriz.İşte bu ayrımı yapmayanlar bizden değildir ve imanı hiç olmayan kişilerdir.
Kimse kimseyi kandırmasın.Atatürk ne haşa bir peygamberdir ne de bir din olgusudur.Kemalizim ne bir dindir ne de bir din olgusudur.Bizim dinimiz Allah'a şükür İSLAM,Peygamberimiz ise Hz.Muhammed(s.av)dir.
Bizim Atatürk'ü sevmemiz sizi neden geriyor.Onun fikirleri bir ülke için en büyük bağımsızlık anahtarıdır.Onun fikirleri bir ülkenin çağdaşlaşması,ilminden bilimden yana bizleri aydınlatması demektir.
Biz bunları biliyoruz ve onun için Atamızı seviyoruz.
Bakın Ey Türk İnsanı;
Gerçek Atatürkçülük,ne bir din olgusudur ne de bir din anlayışıdır.İşte gerçek Atatürkçülük onun fikirlerine ve onun ilkelerine sahip olan kişilerdir.İşte o kişilerde biziz.
Atatürk üzerinden siyaset yapanlar veya Atatürk üzeriden geçinen zavallı insancıklar bu ülkede daima yok sayılacak ve lanetleneceklerdir.Aynı şey yobaz kişiler içinde geçerli.Dilinde sözde "Allah,Peygamber"kelimelerini düşürmeyen ve her daim Atatürkü bir din düşmanı olarak gösteren kişilerde bu ülkenin en büyük lanetlenmiş kişilerindendir.
Peki bunları bilen bir kişi neden Atatürk'ü hedef alıyor?Değil miydi Atatürk Kur'anı Kerimi Türkçeye çeviren?Değil miydi;Atatürk Balıkesir Hutbesini cemaate ileten ve söyleyen kişi?Değilmiydi;meclisin açılmasını mübarek Cuma gününe erteleten ve meclisi dualarla açtıran o değilmiyidi?
Uzun lafın kısası;
Bu ülke hem müslüman bir ülke hemde Atatürk ilkeriyle gelişen ve büyüyen bir ülkedir.Kimse Atatürkü bir din olgusu veya bir din anlayışı olarak göstermesin vede Atatürk'ü bir din düşmanı olarak göstermesin.Eğer gösteren biri varsa(ki var) bu ülkeye en büyük düşmanlığı yapmış kişilerdir.

10 Kasım 2009 Salı

Türk Milleti,SEN SAĞOL!

ATAM;
Ölümünün 71.yılında da seni hasret,şükran,gurur ve özlemle anıyoruz.